Ütü Tabanı Yapışmaması İçin Ne Yapmalı? Toplumsal yapıları inceleyen bir araştırmacı olarak, günlük yaşamımızdaki basit alışkanlıkların ve pratiklerin bile, büyük ölçüde toplumsal normlarla şekillendiğini fark ediyorum. Bu, ütü yaparken karşılaştığımız küçük bir sorunla bile ilgilidir. “Ütü tabanı yapışmaması için ne yapmalı?” sorusu, tek bir evsel sorun gibi görünse de, aslında toplumsal dinamiklerin, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin nasıl iç içe geçtiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Ütü yaparken karşılaşılan bu sorunun çözümü, temelde bireysel değil, toplumsal bir davranışın yansımasıdır. Ütü tabanının yapışmaması için uygulanacak yöntemler, aslında ev işlerine yüklenen anlamlarla da ilişkilidir. Toplum, bu tür “ev işleri”ni daha çok kadınların sorumluluğu olarak…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Zayn ve Gigi Ne Zaman Ayrıldı? İlişkiler ve Öğrenme Süreçlerinin Pedagojik Bir İncelemesi Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: İlişkilerdeki Değişim ve Kişisel Gelişim Bir eğitimci olarak, öğrencilerime her zaman öğrenmenin yalnızca akademik bilgilerle sınırlı olmadığını anlatırım. Öğrenme, bireylerin hayatlarını şekillendiren bir süreçtir ve bu süreç, sadece kitaplardan değil, deneyimlerden de beslenir. Bugün, Zayn Malik ve Gigi Hadid’in ilişkisi üzerinden, hem kişisel hem de toplumsal düzeyde nasıl öğrenme süreçlerinin işlediğini inceleyeceğiz. Zayn ve Gigi’nin ilişkisi, sadece ünlü bir çiftin özel hayatı olmanın ötesinde, toplumsal bir fenomen haline gelmişti. Birçok insan, bu ikilinin ayrılığını merak etti ve bu olay, toplumda birçok farklı duygu ve…
Yorum BırakKan Basıncının Arttığını Nasıl Anlarız? “Belirti Avcılığı” Yanılgısını Kırmanın Zamanı Önce tartışmayı ateşleyelim: Baş ağrısı = yüksek tansiyon mu, yoksa alıştığımız bir şehir efsanesi mi? Hadi net konuşalım: “Kan basıncım yükseldiğini hissediyorum” cümlesi kulağa özgüvenli geliyor ama çoğu zaman hatalı. Evet, bazı insanlarda çarpıntı, baş dönmesi, burun kanaması görülebilir; ama hipertansiyonun en tartışmalı gerçeği şu: Çoğu zaman belirti vermez. Bu yüzden “belirti avcılığı”yla oyalanmak yerine, veriyle yüzleşmek gerekiyor. Peki gerçekten kan basıncının arttığını nasıl anlarız? Cihazla. Gerisi çoğu zaman tahmin, bazen de tesadüf. “Başım ağrıyor, demek ki tansiyonum yüksek” kısa yolu cazip; ama kanıt temelli yaklaşım, ölçüm cihazını gösterir. Hisler…
Yorum BırakKamu Davasında Duruşma Olur mu? Adaletin Sahnesine Küresel Bir Bakış Bazı sorular vardır, hem hukukçuların hem de sıradan vatandaşların zihnini aynı anda kurcalar. “Kamu davasında duruşma olur mu?” sorusu da onlardan biri. Çünkü bu soru, yalnızca bir hukuki prosedürü değil; toplumların adalet anlayışını, devletin vatandaşla kurduğu ilişkiyi ve mahkemelerin şeffaflığını da tartışmaya açar. Ben, olaylara tek bir açıdan bakamayan biriyim. Bu yüzden bu konuyu hem Türkiye’den hem de dünyanın farklı hukuk sistemlerinden örneklerle ele alalım. Çünkü adalet, her yerde aynı sözcükle anılsa da, her toplumda farklı yaşanır. Kısa cevap: Evet, kamu davasında duruşma olur. Çünkü kamu davası, ceza mahkemelerinde görülen…
Yorum BırakGüçsüz Olmak Ne Demek? Tarihin Derinliklerinden Günümüze Bir Bakış Bir tarihçi olarak, geçmişin karanlık sokaklarında yürürken her dönemin kendi güç anlayışıyla örülü olduğunu fark ederim. Kimi zaman bu güç, kılıçla; kimi zaman sözle; kimi zaman da fikirle tanımlanır. Ancak tarihin arka planında bir başka figür hep sessizce varlığını sürdürür: güçsüz olan. Peki, güçsüz olmak gerçekten ne demek? Bu sadece fiziksel bir yetersizlik midir, yoksa toplumların, bireylerin ve düşüncelerin maruz kaldığı daha derin bir durum mudur? Antik Çağlarda Güç ve Güçsüzlük Antik dünyada güç, tanrılardan geldiğine inanılan bir ayrıcalıktı. Roma İmparatorluğu’nda potestas (otorite) kavramı, yalnızca yönetenlere ait bir hak olarak görülürdü.…
Yorum BırakGüderi Bez Ne Demek? Tarih, Zanaat ve Toplumsal Dönüşüm Üzerine Bir Analiz Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin Dokusuna Dokunmak Geçmişi anlamak, yalnızca olayları değil; o olayların arkasındaki dokuları, malzemeleri ve sessiz tanıkları da okumaktan geçer. Bir tarihçi olarak, elime eski bir el yazması ya da antika bir cilt geçtiğinde, o eserin sadece yazısını değil, üzerinde yaşadığı malzemenin hikâyesini de merak ederim. “Güderi bez” tam da böyle bir malzemedir — bir dönemin üretim biçimlerini, estetik anlayışını ve toplumsal dönüşümünü yansıtan sessiz bir belge gibi. Güderi Bezin Tanımı: Deriden Kumaşa Geçişin Hikâyesi Güderi bez, temelde ince işlenmiş, yumuşak ve esnek bir deri türünü…
Yorum BırakGişe Ne Anlama Gelir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Derinlemesine Bir Bakış Bazı kelimeler vardır ki, ilk bakışta sıradan gibi görünür ama derinlere inildikçe toplumsal yapılar, güç ilişkileri ve insan hikâyeleriyle dolu anlam katmanlarını açığa çıkarır. “Gişe” de tam olarak böyle bir kelime. Sinema salonundan banka şubesine, konser salonundan devlet dairesine kadar birçok alanda karşımıza çıkan bu kavram, aslında toplumsal düzenin küçük ama etkili bir aynasıdır. Bugün gelin, “gişe” kavramını yalnızca ekonomik veya fiziksel bir alan olarak değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve adalet ekseninde yeniden düşünelim. Gişe Kavramının Temelleri: Sadece Bilet Satılan Bir Yer Değil En basit tanımıyla gişe,…
Yorum BırakAçık Kapı Başvurusu Nasıl Sorgulanır? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Hayatın her alanında olduğu gibi resmi işlemler söz konusu olduğunda da insanlar konulara farklı pencerelerden bakar. Ben de bu yazıda tam olarak bunu yapmak istedim. Açık Kapı başvurusu nasıl sorgulanır? sorusunu sadece teknik detaylarıyla değil, aynı zamanda kadın ve erkek bakış açılarını da yan yana koyarak ele alalım. Belki sen de okurken kendi düşüncelerini sorgular, hatta altına yorum bırakarak bu tartışmaya katkı sağlamak istersin. — Açık Kapı Nedir ve Ne İşe Yarar? Açık Kapı Projesi, vatandaşların devletle daha hızlı, kolay ve doğrudan iletişim kurabilmesi amacıyla geliştirilen bir sistemdir. Resmî…
Yorum BırakGöz Derecesi Ölçüm Kağıdı Nasıl Okunur? Güç, Görüş ve İktidarın Görsel Haritası Bir siyaset bilimci olarak her zaman şu soruyu kendime sorarım: İnsanlar dünyayı gerçekten gördükleri gibi mi yorumlar, yoksa görmelerine izin verilen kadar mı? Göz derecesi ölçüm kağıdı, ilk bakışta sadece tıbbi bir belgedir; ama dikkatle incelendiğinde, toplumsal ilişkilerdeki “görme biçimlerinin” bir metaforu haline gelir. Çünkü bir toplumun “ne gördüğü” ya da “neyi göremediği” çoğu zaman iktidar ilişkilerinin sonucudur. Bu yazıda, basit bir göz ölçüm kağıdını yalnızca optik bir belge olarak değil, aynı zamanda bir politik okuma metni olarak ele alacağız. Gözlük camlarının numaraları, aslında bireyin ideolojik odaklanma biçimlerini;…
Yorum BırakGeçici Görevlendirme Kaç Kez Yapılır? Antropolojik Bir Perspektiften Kültürel Bir Yolculuk Bir antropolog olarak, her toplumun kendi iç dinamiklerini, ritüellerini ve sembolik anlam dünyasını anlamaya çalışırken fark ettiğim en önemli şeylerden biri şudur: İnsanlar, görev değişimlerini yalnızca bir iş hareketi olarak değil, bir kültürel geçiş ritüeli olarak yaşarlar. Geçici görevlendirme denilen uygulama, modern iş dünyasında bir yönetim aracı olarak görülse de, aslında binlerce yıllık toplumsal davranış kalıplarının günümüzdeki yansımalarından biridir. Bu yazıda “Geçici görevlendirme kaç kez yapılır?” sorusunu, yalnızca sayısal değil; ritüel, kimlik ve topluluk bağlamında, yani antropolojinin merceğinden anlamaya çalışacağız. — Ritüellerin Döngüsü: Geçici Görevlendirme Bir Modern Geçiş Ritüeli…
Yorum Bırak