Özcü Yaklaşım Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Dünya, en temel düzeyde bir bütün ve düzen içinde var olabilir mi, yoksa her şey yalnızca bireysel ve bağımsız varlıklardan mı oluşur? Kendiliğinden var olan bir anlam arayışının peşinden mi gidiyoruz, yoksa her şeyin özü hakkında bir kesinlik mümkün müdür? Bu sorular, insanların evreni ve varoluşu anlamaya çalışmalarının başlangıç noktasıdır. Felsefe, bu tür soruları ortaya koyarak insanın bilme, var olma ve etik sorumluluklarını sorgulama yolculuğunda önemli bir yol arkadaşıdır. Ancak, insanların en derin soruları çözme çabası bazen onların düşüncelerini dar bir alana sıkıştırabilir. İşte bu noktada “özcü yaklaşım” devreye girer. Özcü yaklaşım, ontoloji,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Osmanlı Devleti’nde Ahilik Teşkilatı: Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Bir toplumun yapısını anlamak için bazen geçmişe bakmak gerekir. İnsanlar arasındaki ilişkiler, paylaşılan değerler, üretim biçimleri ve kültürel normlar, toplumu şekillendiren en önemli faktörlerdir. Her bir birey, bu yapıların içinde bir rol üstlenir ve bu roller, toplumsal dinamiklerle birbirine bağlıdır. Peki, bu ilişkiler Osmanlı’da nasıl işlerdi? Osmanlı Devleti’nin en ilginç ve derinlemesine incelenmesi gereken kurumsal yapılarından biri olan Ahilik teşkilatını incelediğimizde, bu sorunun yanıtını bulmaya biraz daha yaklaşabiliriz. Ahilik, hem bireysel düzeyde insanları hem de toplumsal yapıyı birbirine bağlayan bir sistemdi. Bu yazıda, Ahiliğin ne olduğunu, toplumdaki yerini ve nasıl bir…
Yorum Bırakİnsanın Yaratılış Amacı: Toplumsal Yapılar ve Bireyler Arasındaki Etkileşim İnsanın yaratılış amacı, tarihi boyunca pek çok düşünürün, inanç sisteminin ve toplumsal yapının üzerinde durduğu bir konu olmuştur. Sosyolojik açıdan bakıldığında, bir insanın yaratılış amacı sadece bireysel bir keşif değil, aynı zamanda toplumsal yapılarla da iç içe geçmiş bir sorudur. Bizler, kendi varoluşumuzun anlamını sadece kişisel içsel bir yolculuk olarak değil, toplumsal bağlamda da keşfederiz. Toplumsal normlar, kültürel pratikler ve güç ilişkileri bu yolculuğumuzu şekillendirirken, aynı zamanda insanın yaratılış amacını anlamamıza da etki eder. Bu yazı, insanın yaratılış amacının ne olduğunu sorgularken, bu amacı şekillendiren toplumsal yapıları da ele alacaktır. İnsanın…
Yorum BırakVarlık Delili Nedir? Toplumsal Bir Perspektif Toplum, sürekli olarak bireylerin kimliklerini şekillendirirken, aynı zamanda onların “varlıklarını” da tanımlar. Fakat, varlık sadece fiziksel bir durumdan mı ibarettir, yoksa toplumsal ve kültürel bir yapının içindeki bir anlamı da taşır mı? Bazen, bir bireyin “var olması” daha çok toplumsal yapılarla ilgili bir olguya dönüşür. İnsanların toplum içindeki “varlıkları” da, yalnızca fiziksel varlıklarıyla sınırlı kalmaz; aynı zamanda bu varlıkları ne şekilde deneyimledikleri, toplumsal normlarla, kültürel pratiklerle ve güç ilişkileriyle şekillenir. İşte, “varlık delili” kavramı, bu karmaşık ilişkiyi anlamamıza yardımcı olan bir anahtar olabilir. Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimlerini anlamaya çalışırken, bazen tüm bu etkileşimler,…
Yorum BırakGeçmişi anlamadan, bugünümüzü tam olarak kavrayamayız; geçmişin izleri, her adımımızda, toplumsal yapımızda ve kararlarımızda gizlidir. Bu bakış açısıyla, telsiz kullanım ücreti gibi günlük yaşamda pek çoğumuzun fark etmediği bir konunun tarihsel süreç içerisindeki gelişimini incelemek, hem geçmişin dönemeçlerini anlamamıza hem de bugünün kararlarının ne tür sosyal ve ekonomik etkiler yaratabileceğine dair derinlemesine bir bakış açısı kazandırır. Telsiz kullanım ücreti, iletişim teknolojilerinin evrimiyle birlikte şekillenmiş ve pek çok toplumsal dönüşümün bir yansıması olmuştur. 1. Telsiz Teknolojisinin Gelişimi ve Erken Dönem Uygulamaları İlk Telsiz Denemeleri ve Yaygınlaşma Süreci Telsiz teknolojisinin temelleri, 19. yüzyılın sonlarına doğru atılmıştır. Guglielmo Marconi’nin 1890’ların başında gerçekleştirdiği ilk…
Yorum BırakGeçmişi düşündüğümde, sadece tarihte olup biten olayların bir sıralaması değil; aynı zamanda bu olayların bizim zihnimizde bıraktığı izlerin, yerleşmiş kavramların ve bazen de bu kavramların zaman içinde nasıl değişip dönüştüğünü merak ederim. “Mefhumunu yitirmek ne demek?” sorusu da bu zihinsel serüvenin bir parçasıdır: Bir kavramın, tarih boyunca barındırdığı anlamı nasıl kaybettiğini, nasıl başka bir biçime evrildiğini, hatta bazen tamamen anlaşılmaz hâle geldiğini düşünmek… Bu yazı, kelimenin tarihsel derinliğini ve bu süreçte geçmiş ile bugün arasındaki bağları anlamaya çalışırken zihinsel arka planımıza da bir bakış sunacak. “Mefhumunu Yitirmek” Kavramının Temel Anlamı Günlük Türkçede kullanılan “mefhumunu yitirmek” ifadesi, bir kavramın ya da…
Yorum BırakAcı Çayı Zayıflatır Mı? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Dünya, sınırsız kaynaklarla donatılmış bir yer değil; her birimiz, her gün pek çok seçim yapmak zorundayız. Ekonomik anlamda, bu seçimler, fırsat maliyetleri ve dengesizlikler ile şekillenir. Herhangi bir ürün ya da hizmetin, bir kişiye fayda sağlayıp sağlamadığını, genellikle yalnızca tüketicinin değil, aynı zamanda toplumun ve piyasanın da bakış açısı belirler. Bugün, bir çayın ya da doğal bir içeceğin, örneğin acı çayının, zayıflamaya yardımcı olup olmayacağı sorusunu ele alırken, bu soruyu sadece sağlık ve bireysel fayda açısından değil, aynı zamanda mikroekonomik, makroekonomik ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden de incelemeyi amaçlıyoruz. Bu yazıda, acı çayı…
Yorum BırakSıcak Su ile Hap İçilir Mi? Pedagojik Bir Bakış Hayatın her anı, öğrenmenin sonsuz potansiyeliyle doludur. Hangi yaşta olursak olalım, her yeni deneyim, bilgiye ulaşma ve anlam yaratma yolculuğunda bir adım daha atmamıza olanak tanır. Birçok kişi, öğrenmenin sadece okullarda veya üniversitelerde gerçekleşen bir süreç olduğunu düşünse de, gerçek öğrenme, hayatın her alanına yayılır. Bu bağlamda, basit bir soru bile – örneğin “Sıcak su ile hap içilir mi?” – derinlemesine düşünmeyi, sorgulamayı ve anlam yaratmayı teşvik edebilir. Her bir sorunun, düşünceyi uyandırma ve yeni bilgileri keşfetme gücü vardır. Bugün, bu basit soruyu pedagojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Öğrenme teorileri, öğretim…
Yorum BırakSumasyon Nedir İlaç? – Felsefi Bir İnceleme İnsanlık tarihi boyunca “gerçek” nedir sorusu, insanların anlam arayışındaki en derin ve karmaşık sorulardan biri olmuştur. Bu sorgulama, her bir bireyin içsel dünyasında nasıl bir anlam inşa ettiğiyle doğrudan ilişkilidir. Öyleyse, elimizdeki bilgi ne kadar güvenilirdir? Kendi varoluşumuz ve çevremizdeki dünya üzerine ne kadar hakiki bir anlayışa sahibiz? Sumasyon kavramı üzerine felsefi bir bakış açısı geliştirmek, belki de bu sorulara bir yanıt aramak anlamına gelir. Ancak bir ilaç gibi düşündüğümüzde, sumasyon, yalnızca bir tedavi süreci mi, yoksa insanın bilinçli ve bilinçdışı dünya arasındaki köprü mü? Gelin, bu soruyu felsefi açıdan üç temel perspektiften…
Yorum BırakToplumların yapısı ve bireylerin etkileşimleri üzerinde derinlemesine düşünürken, bazen çok alışılmadık kavramlar, daha geniş bir sosyal yapıyı anlamamıza ışık tutabilir. Bugün, “sitrik asit” gibi biyokimyasal bir terimi siyasetin bağlamında ele alacak ve onun toplumsal düzende nasıl bir rol oynayabileceğini inceleyeceğiz. Bitkilerde, sitrik asit aslında çok önemli bir bileşendir ve bitkilerin hayatta kalmalarını sağlayan bir dizi biyolojik işlevi yerine getirir. Fakat, bir halk ya da toplum açısından bakıldığında, bu kimyasal bileşenin yaşam döngüsündeki rolü, çok daha geniş bir güç ilişkisi ve sosyal etkileşim ağına işaret eder. Sitrik asit gibi bir kavram üzerinden, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasiye dair önemli sorulara…
Yorum Bırak